23 - TAŞLARIN ANLATTIĞI / CLARA DUPONT-MONOD
Fransa'nın ücra köyünde yaşayan bir ailenin, çocuklarının doğumundan üç ay sonra görmediği, desteksiz başını dik tutamadığı, dudaklarında bir tebessüm belirir gibi olsa da, bir kaş çatış, biberondan sonra bir iç çekiş, kapı çarpınca bir sıçrayıştan başka hiçbir tepki vermediği fark edilir. On yaşında vefat eden bu çocuk için doktor üç yaşına kadar yaşayacağını söyler. Büyüse bile, yürüyemeyecek, göremeyecek, konuşamayacak, tutamayacaktır. Kendini ancak ağlayarak ya da keyfi yerine olduğunda küçük bir tebessümle ifade edebilecek, hep yeni doğan bir bebek gibi kalacaktır. Beyninden gelen komutları uzuvları yerine getirmeyecek, yalnızca duyabilecek ve koku alabilecektir. “Ebeveynler bir zamanlar yaşadıkları hayata son bir bakış attılar. Bundan sonra yaşamaya hazırlandıkları her şey onlara acı verecekti, arkalarında bıraktıkları yaşam da (...) Bir fayın üzerinde duruyorlardı, geçip gitmiş, geride kalmış bir zaman ile korkunç bir geleceğin arasında ve her ikisinin ...